GENÇLER VE PSİKODRAMA

"GENÇ’İM BEN; GELECEĞİM!!!"

"Gelecekteki Ben’i oluşturuyorum. Kendi geleceğim, sizin geleceğiniz ve geleceğin de geleceği için kendimi hazırlıyorum, kendimi yaratıyorum. Ben kimim? Ben neyim? Sorularına cevap arıyorum. Ben neyi ne kadar yapabilirim, keşfediyorum. Tek tek, tuğla tuğla yolumu döşüyorum. Geleceğe doğru yürürken, kendi yolumu kendim oluşturuyorum. Bakmayın büyük göründüğüme; bunları yaparken çok da korkuyorum. Hani küçükken yolda koşar sonra da dönüp size bakardım ya yine bakıyorum orada mısınız diye. Bana siz de güvenin istiyorum, henüz tek başıma duramıyorum. Aktifim, heyecanlıyım, hep sorguluyorum. Fikirlerim oluyor, hep tartışıyorum, dünyayı anlamaya, yerimi bulmaya çalışıyorum. Her şeyim değişiyor, engel olamıyorum, elim-kolum büyüyor, hergün aynada başka bir yüz görüyorum, bir türlü kendimi beğenemiyorum. Beğenmiş gibi davranışım arkadaşlarım arasında rezil olmak istemediğimden. Onlarla olmak zor ama onlarsız da olmuyor. Ufacık bir sözlerine alınıyorum. Duygularım çok karışıyor, kendimi anlayamıyorum."

ergen psikodrama gelecek umut sosyal beceri

Evet yukarıda okuduklarınız bir ergenin zihninden geçenlerden bazıları. Ergenlik kişiyi yetişkinliğe hazırlayan, ruhsal, fiziksel ve zihinsel değişimin oldukça fazla olduğu bir dönem. Zorluğu da bu yüzden. Güvenli bir üs olan aileden çıkıp yeni çevrelerin keşfedildiği, dolayısıyla kendinin keşfedildiği bir süreç. Bunun için de en uygun ortam arkadaş çevresi. Arkadaş çevresi tarafından kabul görmek, sevilmek en temel ihtiyaç. O yüzden de siz söyleyince kabul görmeyen bir şey arkadaşı söyleyince kabul edilir. Sosyal ihtiyaçlar daha belirgindir artık.

 

Bu değişimler bir tek ergeni mi etkiler? Tabi ki hayır. İsterseniz bir de aile tarafından bakalım.

 

"Son zamanlarda çocuğumu tanıyamıyorum, hiç böyle yapmazdı. Ne söylesem yanlış anlıyor. Halbuki biz onun iyiliği için uğraşıyoruz. Konuşamıyoruz artık, elinden hiç telefon düşmüyor. Varsa yoksa arkadaşları. Onlar öl dese ölecek. Korkuyoruz, ileride iyi bir geleceği olsun istiyoruz."

 

Evet, aile de büyüyen çocuğunu tanıyamamaktadır artık. Karşı çıkmalarına, eleştirilerine kırılır, üzülür. Oysa ergen bunları her zaman bilinçli yapmaz. Aile de durumun içinde olduğu için dıştan görmesi zor olur, daha çok duygusal tepkiler verir.

Peki bu süreç yapıcı bir şekilde nasıl geçirilebilir? Gençlerimizi geleceğe hazırlarken onların olumlu taraflarını keşfetmelerine, sağlıklı sosyal ilişkiler geliştirmelerine katkıda bulunabiliriz.

 

Nasıl derseniz PSİKODRAMA aracılığı ile.

 

Psikodramanın temel konusu sosyal ilişkilerdir. Grup şeklinde yapılan çalışmalar ergenler için güvenli bir ortam sağlar. Yaşıtları ile sosyal ilişkileri grupta deneyimleyerek geliştirme fırsatı bulurlar. Gençlerle yapılan psikodramada en önemli etken grup etkisidir. Yaşıtlarının düşüncelerinin ne denli önemli olduğundan daha önce bahsetmiştik. Diğerlerinin de benzer şeyler yaşadığını görmek rahatlatır. Farklı çözümlerin olabileceği, diğerleri ile paylaşımlar yalnız olmadığı hissini verir. Bu da süreçte geliştirmeye çalıştığı kendine güven konusunda yardımcı olur. Üstelik öğrenirken eğlenerek. Doğaçlamalar, yeni roller, kahramanları ile çalışarak kendinde var olan ya da geliştirmek istediği olumlu taraflarını keşfetmesini sağlar.

 

Oldukça güzel bu sürecin daha verimli geçmesi için yanınızda olabiliriz.