Ara
  • Nurcan Uslu Balaban

Sınav Kaygısı ve Verimli Ders Çalışma

En son güncellendiği tarih: 8 Kas 2020

Sınav kaygısı bir tür performans kaygısıdır. Üzerindeki baskının yoğun olduğu durumlarda kişi ne kadar iyi hazırlanmış olursa olsun, iyi bir performans gösteremeyeceğinden endişelenebilir. Endişe bir düzeye kadar zihinsel uyarılmaya yol açarak performansı olumlu etkilerken, belli bir düzeyden fazlası sınav performansına zarar verebilir. Bu durumda kaygı gereken bilgiye sahip olunsa bile sınav sırasında bilginin etkin bir şekilde kullanılmasına engel olur.

Ülkemizde üniversite sınavı gibi öğrencilerin üzerinde lise yılları boyunca büyük baskılara neden olan sınavlarda aşırı kaygı çalışma performansını, konsantre olmayı ve hafızayı olumsuz etkiliyor. Sınav kaygısı

  • Kas gerginliği

  • Huzursuzluk

  • Sıkıntı hissi

  • Başarısızlık korkusu

  • Yetersizlik hissi

  • Ders çalışamama ya da ders çalışmayı erteleme

  • Ders materyallerine odaklanamama, okuduğunu anlamada güçlük, hatırlamada güçlük

  • Çarpıntı, titreme, ateş basması, bulantı, karın ağrısı, ağız kuruluğu, terleme gibi bedensel kaygı belirtileri

  • Uyku bozukluğu

  • İştah değişiklikleri gibi belirtilerle ortaya çıkabilir.

Sınav Kaygısı Neden Ortaya Çıkar?

  • Kişinin başarı-başarısızlık algısı

  • Sınava ve sonuçlarına yüklenen anlam

  • Sınavla ilgili gerçekdışı beklenti ve yorumlar

  • Çevrenin baskısı

  • Mükemmelliyetçi ve rekabetçi kişilik yapısı

Sınav kaygısının oluşumunda etkilidir. Başarılı ve mutlu bir hayatın tek yolunun bu sınav olduğu, kişinin tüm değerinin bu sınavdaki başarısına bağlı olacağı gibi gerçekdışı düşünceler hem öğrenciler hem de aileler için kaygı kaynağıdır.

Ailelere öneriler

Aileler bu süreçte beklentilerini gerçekçi tutmalı, akranlarla kıyaslamalardan kaçınmalıdır. Kaygılı çocukların duygularını paylaşmaya hazır bulunmak, cesaretlendirici ve olumlu geribildirimler vermek etkili olabilir.

Ne zaman sınav kaygısında psikiyatrik yardım alınmalıdır?

Belli bir düzeye kadar kaygı hissetmek çalışmaya yardımcı ve motivasyon sağlayıcı olabilir. Ancak kaygı arttığında beyin fonksiyonlarını da etkileyerek ders çalışma performansını bozabilir, çalışmaktan kaçınmaya yol açabilir, bedensel belirtiler oluşturabilir. Bunlar gibi kaygının işlevselliği bozucu etkileri oluyorsa veya depresyon gibi başka bir ruhsal hastalık eşlik ediyorsa psikiyatrik tedavi gereklidir.


izmir psikiyatrist - sınav kaygısı

Etkili Ders Çalışma Nedir?

Sınava hazırlanan öğrencilerin insanüstü bir çalışma programına uyum sağlamaya çalıştıklarına ve çoğunlukla hüsrana uğradıklarına tanık oluyorum. Saatlerce çalışmak, yüzlerce soru çözmek hedeflenebiliyor. Bu tür ders çalışma programlarının insanın biyolojisine de uygun olmadığını biliyoruz. İnsan beyni karşılaştığı önemli önemsiz tüm uyarıları kısa süreli olarak depolayabilir, ancak bazılarını uzun dönem hafızaya kaydedebiliyoruz. Bu da öğrendiğimiz şeylerin bizim için önemine, onunla ne yaptığımıza ve beynimizin yeni bir şeyi kaydedebilecek enerjisinin kalıp kalmadığına göre değişiyor. Bu nedenle önemli olan uzun saatleri çalışmaya ayırmak yerine uygun ve gerçekçi bir çalışma planı hazırlamaktır.

  • Uygun ders çalışma koşullarını oluşturun; sakin, iyi aydınlatılmış, dikkat dağıtıcılardan arındırılmış bir ders çalışma ortamı hazırlayarak başlayın. Kaygılı kişiler için dikkat dağıtıcılar, sosyal medya, bilgisayar ve akıllı telefon endişe verici sınav konusundan kaçınmak için bir bahane olabiliyor.

  • Sabah erken saatleri zor konulara ayırın. Çoğu insan için günün ilk saatleri uyanıklığın en fazla olduğu, dikkati arttıran beyin kimyasallarının en fazla salındığı saatlerdir.

  • Yeterince dinlenin. Dinlenmeden etkili çalışabileceğiniz süre en fazla 3-4 saattir. Gün içinde mutlaka beyninizi ders dışında bir aktivite ile dinlendirmelisiniz. Her birey için zihnini dinlendirip yenileyecek farklı faaliyetler olabilir; spor, satranç, resim, dans ya da yürüyüş… Bedensel aktiviteler zihinsel performansı da olumlu etkiler. Fiziksel bir aktiviteden hemen sonra çalışılan bilgilerin daha çok hafızada kaldığı gösterilmiştir. Öğrendiklerinizin kalıcı hafızaya kaydedilebilmesi için düzenli uyumaya da dikkat edin. Yarım saat gibi kısa bir öğleden sonra kestirmesi de beyninizi dinlendirebilir. Böylece akşam saatlerinde de yüksek konsantrasyon ile çalışabilirsiniz. Sirkadiyen ritmi korumak için her gün aynı saatte uyuyabilirsiniz.

  • Hedef belirleyin. Meslek ve okul seçimi gibi uzun vadeli hedefleriniz motivasyon kaynağı olacaktır. Bu seçimlerin gerçekçi olmasına gayret edin. Bunun yanında belli bir konunun veya eğitim materyalinin tamamlanması gibi kısa vadeli ve aşamalı hedefler de belirleyin.

  • Kıyaslamadan uzak durun. İnsan kendini başkalarıyla kıyaslamaya meyillidir ve bir sınav bunun için bulunmaz bir fırsat olsa da arkadaşlarınızın kaç saat çalıştığı, kaç soru çözdükleri, denemeden kaç puan aldıklarıyla çok ilgilenmeyin. Çünkü bu tür kıyaslamalar mutlaka olumsuz bir duygudurumu ile sonuçlanır.

  • Kısa molalar verin. 40-50 dk sonra konsantrasyon azalmaya başlar, bunu farkettiğinizde mola verin. Mola vermek odağınızı o an yapmakta olduğunuz şey dışında başka bir şeye yöneltmektir. Yemek yemek, dolaşmak, pencereden bakmak vs…

  • Zamanı yönetmeyi öğrenin. Gerek ders çalışma sürecinde gerekse sınav sırasında zamanı doğru kullanmak önemli olacaktır. Kaygıyı arttıran en önemli etkilerden biri de zamanın kısıtlı olmasıdır. Sınavlarda soruları tamamlayabilmek için yeterince süre verilmekte ancak çoğunlukla endişe nedeniyle bazı sorulara takılı kalınması zamanın farkında olmadan akıp geçmesine neden olmaktadır. Deneme sınavlarında zamanla ilgili bir strateji geliştirmek ve kişinin hangi sorularda sorun yaşayabileceğini bilerek ona göre davranması mümkündür.

  • Gerektiğinde yardım isteyin. Her zaman her şey planladığımız gibi gitmeyebilir, zorluk yaşadığınız durumlarda öğretmenlerden, ailenizden ya da arkadaşlarınızdan yardım isteyebilir ya da başa çıkamadığınız duygularınızı paylaşabilirsiniz.

722 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör