DEPRESYON

Depresyon hastalığının temel iki belirtisi moral bozukluğu ya da mutsuzluk olarak tarif edilen çökkün duygudurumu ve daha önce zevk alınabilen etkinliklere karşı ilgi ve isteğin kaybolmasıdır. Bunun yanında aşağıda sıralanan başka belirtiler de eşlik edebilir ve kişinin işte ve evde çalışma yeteneğini azaltır. Zaman zaman herkes kendini kötü hissedebilir ya da canı bir şey yapmak istemeyebilir. Ancak depresyonda bu durum sürekli haldedir ve günlük yaşam zorluklarına tepki olarak üzülmekten farklıdır.

 

Depresyon Belirtileri Nelerdir?

  • Moral bozukluğu, üzüntü ya da mutsuzluk

  • İsteksizlik

  • İştahsızlık ya da aşırı yeme

  • Uykusuzluk ya da çok uyuma (Özellikle sabaha karşı uyanmalar olabilir)

  • Enerji kaybı, yorgunluk (Bazen çok basit şeylere enerjiniz kalmayabilir, sadece yataktan kalkmak bile güç olabilir, işleri ertelersiniz.)

  • Fiziksel aktivitede ve konuşmada azalma

  • Umutsuzluk, çaresizlik hissi (hiçbir şeyin düzelmeyeceğini, iyileşemeyeceğini düşünebilirsiniz)

  • Kendini değersiz veya suçlu hissetmek (Sürekli olumsuz yönlerinizi ve hatalarınızı bulup kendinizi eleştirebilirsiniz.)

  • Tahammülsüzlük, sinirlilik (Daha önce sizi öfkelendirmeyen şeylere tahammülünüz azalabilir.)

  • Dikkat, konsantrasyon veya karar verme güçlüğü

  • Ölüm ya da intihar düşünceleri (“yaşamak anlamsız ve katlanılamaz” ya da “keşke bir hastalığa yakalansam” gibi düşünceler de ölüm düşüncesi olabilir)

 

Bazı tıbbi durumlar depresyon belirtilerini taklit edebilir, bu nedenle genel tıbbi nedenleri dışlamak gereklidir. Toplumun yaklaşık % 16sı yaşamlarının bir döneminde depresyon yaşamaktır. Depresyon sıklıkla 20'li yaşlarda başlayabilir. Kadınlar erkeklerden daha fazla depresyon tanısı alır. Hormonal, biyolojik ve kültürel sebeplerle kadın ve erkeklerdeki depresyon belirtileri farklı olabilir. Depresyon sıklıkla bir anksiyete bozukluğu, alkol-madde kullanım bozukluğu, yas ya da travma ile ilişkili bozukluklarla birlikte olabilir.

Sevilen birinin ölümü, iş kaybı veya duygusal bir ilişkinin bitmesi dayanması zor deneyimlerdir. Bu tür durumlarda üzüntü ya da keder duygularının olması normaldir. Üzgün olmak depresyonda olmak anlamına gelmez. Yas süreci doğal ve bireye özgü olmakla birlikte depresyon belirtilerine benzeyebilir. Bazen de büyük kayıplar depresyona neden olabilir. Böyle durumlarda yas normal sürecinden daha uzun ve daha şiddetli seyreder.  

 

Depresyon neden olur?

 

Depresyon herkesi etkileyebilir. Kötü yaşam koşulları, stres, kayıp ya da travması olmayan kişiler bile hastalanabilirler.

Depresyona sebep olan faktörler çok çeşitlidir:

  • Biyolojik faktörler: Beyindeki bazı kimyasallardaki değişiklikler depresyon belirtilerine neden olur.

  • Genetik faktörler: Yapılan araştırmalara göre genetik yatkınlık nedeniyle yakın akrabalarında depresyon öyküsü olanların depresyona yakalanma oranı daha yüksektir.

  • Kişilik özellikleri: özgüveni düşük, stresle baş etmekte zorlanan, karamsar olan kişilerin depresyon yaşama olasılığı daha yüksektir.

  • Çevresel faktörler: Şiddet, istismar, kayıp, travma, mobbing, maddi zorluklar, işsizlik, tıbbi hastalıklar gibi başka etkenler de depresyona karşı kişiyi savunmasız hale getirebilir.

Depresyon Tedavisi

Depresyon hastalarının %80 kadarı tedaviyle iyileşir. Tam düzelme olamayan hastaların da tedavi ile belirtileri azalmaktadır. Tanı konulabilmesi için bir psikiyatri uzmanı tarafından değerlendirilip, gerektiğinde fizik muayene, laboratuar ve görüntüleme tetkiklerinin yapılması gerekmektedir.  

Antidepresan İlaçlar:

 

Beyin kimyasındaki değişikliği düzeltmeye yardımcı olmak için antidepresanlar reçete edilebilir. Bu ilaçlar sakinleştirici ya da uyuşturucu ilaçlar değildir. Bağımlılık yapmazlar. Antidepresan ilaçların depresyonu olmayan insanlar üzerinde mutluluk yapıcı etkisi yoktur.

Antidepresanlar, kullanımın ilk iki haftası belirtileri bir miktar azaltabilir. Tam iyileşme iki ayı bulabilir. Antidepresan başlandıktan birkaç hafta sonra psikiyatrist ilacın dozunu değiştirebilir veya başka bir ilaç tedavisine geçebilir. Bazı durumlarda diğer ilaçların eklenmesi yardımcı olabilir. Bu nedenle ilacın etki etmediğini veya yan etkileri olduğunu psikiyatristinize bildirmeniz önemlidir.

Depresyon Tedavisi ne kadar sürer?

Psikiyatrist genellikle semptomlar düzeldikten sonra altı ay ya da daha fazla ilaç almaya devam etmenizi isteyecektir. Depresyon iyileştikten sonraki ilk 6 ay tekrarlama oranı çok yüksektir. Bu nedenle yeni bir ataktan korunmak için ilaç kullanmaya devam etmelisiniz. Bazı bireylerin yaşamlarında çok fazla stres etkeni olması bu koruyucu tedavi süresini uzatmamızı da gerektirebilir. Böyle durumlarda çevrenizden “senin hiçbir şeyin yok, neden ilaç kullanıyorsun?” diye sorgulayanlar olabilir ya da kendi kendinize böyle düşünebilirsiniz. Ancak bu tedavi kişiliğinizin zayıflığından ya da stresle ilaçsız başa çıkamadığınızdan değil, sadece yeni bir depresyon döneminden korunmak içindir.

 

Psikoterapi:

Psikoterapi hafif depresyon tedavisinde ilaçsız tek başına kullanılır. Orta şiddette ve şiddetli depresyon için, psikoterapi genellikle antidepresanlarla birlikte kullanılır. Psikoterapi sadece konuşarak rahatlamak, derdini anlatmak ya da tavsiye almak değildir. Temel olarak kişinin kendini tanıması, sorunlarının nasıl ortaya çıktığını anlayabilmesi, çözüm yollarını keşfedebilmesi, duyguları, düşünceleri ve davranışları arasındaki ilişkiyi anlamasına ve olumsuz düşünceleri değiştirmesine yardımcı olan bir süreçtir. Terapist bu süreçte yol gösterici olur. Farklı teorilere dayanan birçok psikoterapi yöntemi vardır. Psikodinamik terapi, bilişsel-davranışçı terapi, aile terapisi, hipnoterapi, varoluşçu terapi, grup terapileri vs… Her hastanın fayda görebileceği terapi yöntemi farklı olabilir. Psikoterapiler belirli bir yöntemin eğitimini almış psikiyatrist ya da psikologlar tarafından uygulanabilir. Kişinin terapist ile iş birliği ve psikoterapi sürecine aktif olarak katılımı gereklidir. 

 

 

Dirençli depresyonun tedavisi

Depresyon hastalarının %20 kadarında tedaviye yeterli yanıt alınamamaktadır. Bu durumlar için farklı ilaç tedavileri, EKT ve TMU gibi diğer biyolojik tedavilere de başvurularak belirtilerin daha fazla azaltılabilmesi amaçlanır.

 

Depresyona kesin çözüm var mı?

Bu tür iddialı tedavilere özellikle tedaviye dirençli ya da kronik depresyonu olan hastalar başvurmaktadır. Depresyona kesin çözüm getirdiğini söyleyen hiçbir psikoterapi yöntemi, bitkisel tedavi, ilaç ya da diğer tıbbi tedavileri ciddiye almayınız. Her bireyin tedavisi kişiye özgü olmaktadır. Hastayı etkileyen biyolojik, psikolojik ve sosyal etmenler belirlenir ve ona uygun ilaç, psikoterapi yöntemi ya da başka tedavilerden biri seçilerek veya birkaç yöntem bir arada kullanılır. Her insanın yaşam şartları, sosyal desteği, hastalıktan etkilenme düzeyi farklıdır. Bu nedenle her insana iyi gelen ilaç farklı olabilir, her insana mutluluk veren etkinlik farklıdır ve o kişiye özgüdür. En kuvvetli antidepresan, en iyi terapi ya da zararsız ilaç söz konusu değildir. Bu nedenle bir psikiyatri uzmanına danışmadan bir yakınınızın önerdiği ilacı alarak kullanmayınız.

Elektrokonvülsif Terapi (ECT),

 

Kişi anestezi altındayken beynin kısa süre elektriksel uyarılmasıdır. Ağır depresyon, diğer tedavilere dirençli depresyon veya bipolar bozukluğu olan hastalarda kullanılan tıbbi bir tedavidir. Psikiyatrist, anestezi uzmanı ve hemşire olmak üzere eğitimli tıp uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından uygulanır. Toplam 6-12 seans haftada iki ila üç kez yapılır. 1940'lardan beri kullanılmaktadır ve uzun yıllar süren araştırmalar nedeniyle yarar ve yan etkilerini iyi bildiğimiz güvenilir bir yöntemdir.

Kendi kendine depresyonu yenmek mümkün müdür?

İnsanların hafif depresyon belirtilerini azaltmaya yardımcı olmak için yapabilecekleri vardır. Birçok insan için düzenli egzersiz yapmak, daha fazla güneş ışığı almak, sevilen kişilerle vakit geçirmek ve paylaşımda bulunmak, kaliteli uyku, sağlıklı beslenmek, alkol ve uyuşturucu maddelerden kaçınmak da ruh halini iyileştirmeye yardımcı olur. Ancak kişinin depresyon şiddeti fazlaysa isteksizliği ya da enerji kaybı nedeniyle bunları uygulayamayabilir ya da yeterli gelmeyebilir. Depresyon gerçek bir hastalıktır ve tedavisi vardır. Doğru tanı ve tedavi ile kişilerin büyük çoğunluğu depresyondan kurtulabilmektedir. Depresyon belirtileri yaşıyorsanız ilk olarak bir psikiyatriste başvurmalısınız. Tedavi konusunda endişeleriniz varsa bunları psikiyatristiniz ile de konuşabilirsiniz.

Major depresyon mu yoksa bipolar depresyon mu?

Bipolar bozukluk depresyon dönemi ile başladığında genellikle yanlış teşhis edilir. Bipolar depresyon için antidepresan kullanmak durumu daha da kötüleştirebilir. Bu nedenle aşırı enerjik, uyku gereksiniminin azaldığı, düşüncelerin, hareketlerin ve konuşmanın hızlandığı dönemler yaşadıysanız veya ailenizde bipolar bozukluğu olan kişiler varsa mutlaka doktorunuza söyleyiniz.

Depresyon ve intihar riski

Depresyonda iken sorunlarınızın geçeceğine inancınız olmayabilir. İnsan derin mutsuzluk ve umutsuzluğun içindeyken intiharı acıdan kurtulmanın tek yolu gibi görebilir. Ancak bu duyguların hastalığın belirtisi olduğunu hatırlayın, geçmişte böyle hissetmiyordunuz ve tedaviye başladıktan sonra zamanla daha iyi hissedeceksiniz.

 

Depresyonu olan bir yakınınız varsa uyarı işaretlerine dikkat edin:

  • Ölüm ya da intihar hakkında konuşmak

  • Güçlü umutsuzluk duygusunu ifade etmek

  • Ölümle ilgili aşırı bir meşguliyet

  • Bir ölüm dileği varmış gibi dikkatsizce hareket etmek (örneğin arabayla hız yapmak)

  • Veda etmek için insanları aramak veya ziyaret etmek

  • Aşırı mutsuzluktan, sakin ve mutlu davranmaya ani geçiş

 

Yakınınızın intihar riski olduğunu düşünüyorsanız, endişenizi dile getirin ve hemen yardım isteyin. İntihar düşünceleri hakkında açıkça konuşmak hayat kurtarabilir.

Antidepresanlar intihara sebep olur mu?

Bazı antidepresanların intihara sebep olduğuna dair yayınlar tartışmalıdır. Bu konuda yapılan çalışmalarda çelişkili sonuçlar görülmektedir. Depresyon zaten intihar için önemli bir risk faktörüdür. Ancak şu açıktır ki depresyon tedavi edilmediğinde intihar riski de artmaktadır. Hastaya özgü tedavi planı yapıldığında ve ilaçlar doktor kontrolünde kullanıldığında böyle bir risk olmayacaktır.

Alkol ve Madde kullanımı ile kendi kendini tedaviye çalışmak

Alkol veya Madde bağımlılığı genellikle depresyon ile birlikte ortaya çıkabilir. Birçok kişi daha iyi hissetmenin veya stresle başa çıkmanın bir aracı olarak alkol veya uyuşturucu kullanır. Zaten depresyon belirtileriniz varsa, alkol veya uyuşturucuları kullanmak sizi daha kötüye götürebilir.

Ne zaman bir psikiyatriste gitmeli?

Mutsuzluk veya başka depresyon belirtilerinin günlük yaşamınızı, işinizi, ilişkilerinizi ya da sağlığınızı olumsuz yönde etkilediğini düşünüyorsanız ya da bir yakınınız sizi bu yönde uyarıyorsa bir psikiyatri uzmanına başvurmanız uygun olur.